Azerbaycan ve Türkiye’nin tek millet olarak birleşmesi fikrinin Öncüsü Olan Sayın Adnan Oktar’ın Röportajlarında Konuyla İlgili Yaptığı Açıklamalar…
8. Haziran. 2007 Tarihinde Yabancı Gazetecilerle Yapılan Basın Toplantısı…
Ocak 2008 tarihli Çay TV Röportajı…
Sunucu: Türkiye’nin yeniden Osmanlı dönemindeki gibi bölgeye hakim, eski gücünde bir ülke olmasını istiyorsunuz. Dünyaya yön veren bir ülke olmasını istiyorsunuz. Bu konuma Türkiye gelebilecek mi?Adnan Oktar: Zaten yüzyılların mirası bu. Bütün İslam ülkeleri bunu istiyor. Bütün Türk devletleri istiyor. Azerbaycan’a sorun, direkt Türkiye’nin yönetiminde olmayı istiyorlar. Türkiye ile sınırlarımızı kaldıralım tek devlet olalım diyor Azerbaycan.
Haziran 2008 tarihli Azerbaycan TV Röportajı…
Sunucu: Gelelim sizin çok önemle üzerinde durduğunuz bu Türk-İslam Birliği konusuna.Şimdi bu sizin istediğiniz Türk-İslam Birliği. Mesela siz bu birliğin Türkiye’nin öncülüğünde kurulmasını istiyorsunuz. Bununla ilgili çalışmalarınız var. Hatta konferanslar düzenlendi. Şimdi bu kuruluş aynı zamanda bir eski SSCB dönemi gibi, Yugoslavya dönemi gibi öyle bir yapılanma mı olacak yoksa nasıl olacak?
Adnan Oktar: Hayır hayır. Bu bir gönül birliği. Benim düşündüğüm Türk-İslam Birliği’nde bütün devletler milli devlet olarak kalıyor. Hepsi. Bu bir gönül birliği yani bir sevgi birliği, muhabbet birliği ve ortak akıl birliği. Mesela bir yerde bir terör olduğunda ortak karar alıp ortadan kaldırmak. Ekonomik bir çıkmaz olduğunda ortak karar alıp bunu çözmek. Mesela bir ülkenin ekonomik çöküntü içinde olması durumunda ortak karar alıp onu kurtarmak.
Sunucu: Hocam peki sizin düşünceniz nedir Azerbaycan’la ilgili? Azerbaycan şu anda biliyorsunuz ki diğer devletlerde olduğu gibi bazı işgal altında olan toprağı vardır. Karabağ toprağı vardır. Biraz önce röportaj öncesinde konuştuğumuz zaman siz Laçin Koridoru’ndan bahsettiniz. İsmini bile hatırlamanız bizim için gerçekten çok şaşırtıcı bir şeydir. Çünkü birçok insan onu bilmiyor. Ne düşünüyorsunuz Hocam bu konuda? Ermenistan’ın işgali, bizim toprakları alması. Daha sonra Karabağ ile ilgili sorunlar, daha sonra Hocalı soykırımı oldu.
Adnan Oktar: Bu Laçin koridoru yıllardan beri beni özellikle çok rahatsız eden bir konudur.
Onun mutlaka bir an önce açılması gerekiyor. İki devlet tek millet. Bir kere iki taraf da Türk, iki taraf da Müslüman. Tamamen suni bir ayırım var. Yani Ankara ile Konya’yı ayırmış gibi bir şey oldu. Bu ne kadar mantıklı olursa iki ülkenin ayrı olması da o kadar mantıklı şu an. O Karabağ sorununun Ermenistan ile akılcı görüşmelerle mutlaka bir an önce çözülmesi gerekiyor. Çünkü bu onların da lehine. Yani Türkiye’yi karşısına almak, Azerbaycan’ı karşısına almak, Ermenistan için en son düşünülmesi gereken bir şeydir. En hatalı harekettir. Türkiye’yi de Azerbaycan’ı da kendine dost bilip, yakın bilip onların desteğini araması gerekiyor. Onun için bu Karabağ sorununun bir an önce hallolması, o yolun açılması, koridorun açılması çok hayati. Türkiye ile bağı sağlayan yoldur. Çok hayati. Bu olmayacak şey değil. Çok kolay yapılır. Yani diplomatik bir düzenleme ile çok kolay yapılır. Ama azmetmek lazım.
Sunucu: On seneyi aşkın bir zamandır yapılamıyor. Diplomatik olaylar devam ettiriliyor.
Adnan Oktar: Büyük kamuoyu baskısı gerekir. Türkiye’yi ayaklandıracaksın Azerbaycan’ı ayaklandıracaksın, hatta Ermenistan’ı da ayaklandıracaksın. Arkadaş diyeceksin bu yolu açalım. Ermenistan’a biz destek olalım ekonomisini canlandıralım. Gelin bizde çalışın. Biz de sizde çalışalım. Gelin Azerbaycan’da istediğiniz gibi gelişin çalışma yapın. Azeriler de sizin topraklarınızda çalışsın. Ama şurayı halledelim. Yani şu haksız işgal kalksın yolu da açalım. İki devlet bir millet oluşsun.
Sunucu: Yani böyle Türk-İslam Birliği’ne atılan ilk adım olmuş oluyor.
Adnan Oktar: Çok hayati. Birinci meyve budur.
29.Mayıs.2008 Tarihli “Azerbaycan-Türkiye” İlanının Hemen Ertesinde Basında Çıkan Haberler
04.Haziran.2008/Yeni Şafak Gazetesi
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev baş başa ve heyetlerarası görüşmelerin ardından basın toplantısı düzenlediler. Sayın Erdoğan yapılan görüşmelerde iki ülke arasındaki siyasi, ekonomik, askeri, kültürel, ticari, eğitim gibi alanlarda ilişkileri gözden geçirdiklerini belirtti. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin müstesna bir nitelik kazandığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, ortak projelerin, iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin gücünü gösteren önemli bir gösterge olduğunu söyledi.
Aynı şekilde İKÖ’de (İslam Konferansı Örgütü) iki ülkenin hep dayanışma içinde olduğunu, Avrupa Parlamentosu’nda da bunun örneklerinin bulunduğunu ifade eden Erdoğan, Türk dünyasında da Türkiye ile Azerbaycan arasındaki dayanışmanın iyi bir örnek olduğunu belirtti. Erdoğan, “Aldığımız kararlarda hiçbir zaman bir şüphecilik yoktur. Hemen süratle gereği neyse bu yapılmıştır. Bundan sonra da yapılmaya devam edecektir. Bizim dayanışmamız olmaması halinde o zaman bizim ‘iki ayrı devlet, tek millet’ anlayışı yerine gelmez. Bunu her zaman yerine getirmemiz lazım” diye konuştu.
Türkiye Gazetesi
‘Erivan’a Mesaj’
ERDOĞAN: Ermeni işgali altındaki Yukarı Karabağ için bundan sonra da Azerbaycan ile ortak hareket edeceğiz.
Günübirlik ziyaret için Nahçıvan’a giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir araya geldi. Baş başa ve heyetlerarası görüşmelerin ardından basın toplantısı düzenleyen iki lider, Ermenistan işgali altındaki Dağlık Karabağ bölgesi için birlik mesajı gönderdi. Erdoğan, “Yukarı Karabağ meselesinin Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü çerçevesinde, uluslararası hukuk ilkelerine uygun olarak çözüme kavuşturulmasını arzuluyoruz. Bugüne kadar bu konuyu nasıl desteklediysek bundan sonra da aynı kararlılıkla desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki dayanışmanın iyi bir örnek olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, “Dayanışmanın olmaması halinde ‘iki ayrı devlet, tek millet’ anlayışı yerine gelmez. Bunu her zaman yerine getirmemiz lazım” diye konuştu.
Nisan 2008 tarihli Türkmeneli TV Röportajı…Günübirlik ziyaret için Nahçıvan’a giden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile bir araya geldi. Baş başa ve heyetlerarası görüşmelerin ardından basın toplantısı düzenleyen iki lider, Ermenistan işgali altındaki Dağlık Karabağ bölgesi için birlik mesajı gönderdi. Erdoğan, “Yukarı Karabağ meselesinin Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü çerçevesinde, uluslararası hukuk ilkelerine uygun olarak çözüme kavuşturulmasını arzuluyoruz. Bugüne kadar bu konuyu nasıl desteklediysek bundan sonra da aynı kararlılıkla desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Türkiye ile Azerbaycan arasındaki dayanışmanın iyi bir örnek olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, “Dayanışmanın olmaması halinde ‘iki ayrı devlet, tek millet’ anlayışı yerine gelmez. Bunu her zaman yerine getirmemiz lazım” diye konuştu.
Adnan Oktar : “Türk İslam Birliği’nin bir gün bile gecikecek durumu yok. Hemen olması lazım. Bu herkesin lehine. Ne NATO’nun aleyhine, ne Avrupa Birliği’nin aleyhine, bütün dünyanın lehine bu. Her yönden çok büyük bir menfaat ve fayda var bunda. Ama Türkiye’nin lider olması şart görünüyor.”
05.Haziran.2008/Akşam Gazetesi
‘İki Ayrı Devlet Tek Millet’
Erdoğan ve Aliyev, Nahçıvan’da ‘dayanışma’ mesajları verdi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’le görüşmelerin ardından ortak düzenledikleri basın toplantısında Erdoğan şöyle konuştu:- KAFKASYA ARTIK ÇÖZÜLSÜN: Güney Kafkasya’da barış, istikrar ve refah ile iş birliğinin tesisi konusunda Sayın Aliyev ile aynı görüşleri paylaşıyoruz. Yukarı Karabağ sorununun Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü çerçevesinde artık çözüme kavuşturulması bizlerin de arzuladığı en önemli konudur.
- TÜRK DAYANIŞMASI: Türk dünyasında Türkiye ile Azerbaycan arasındaki dayanışma iyi bir örnek. Bizim dayanışmamız olmaması halinde o zaman bizim ‘iki ayrı devlet, tek millet’ anlayışı yerine gelmez. Bunu her zaman yerine getirmemiz lazım.
Aliyev de, Azerbaycan ve Türkiye’nin her konudaki tutumlarının ”tamamen örtüştüğünü” söyledi. Nahçıvan’da böyle bir görüşmenin büyük bir önemi olduğunu kaydeden Aliyev, ‘ Çünkü Nahçıvan, Azerbaycan’ın Türkiye ile kara sınırı olan tek bölgesidir. Türkiye 1990′lı yıllardaki kriz döneminde (Ermenistan tarafından yapılan) muhasara (kuşatma) altındaki Nahçıvan için ciddi rol oynadı’ dedi.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder